• Uluslararası Muhsin Yazıcıoğlu Güreş Festivali Başladı…
    Uluslararası Muhsin Yazıcıoğlu Güreş Festivali Başladı…
  • Çınar“Gençlik Yatırımlarımız Meyvelerini Vermeye Başladı”
    Çınar“Gençlik Yatırımlarımız Meyvelerini Vermeye Başladı”
  • Akçadağ, Darendespor Karşısında 3 Puanı 3 Golle Aldı!
    Akçadağ, Darendespor Karşısında 3 Puanı 3 Golle Aldı!
  • Erdal Doğaner Futbol Turnuvası’nda Şampiyon İl Jandarma Oldu
    Erdal Doğaner Futbol Turnuvası’nda Şampiyon İl Jandarma Oldu
  • Malatya’da Spor Tarihine Geçen Antrenör
    Malatya’da Spor Tarihine Geçen Antrenör
  • Boksta Malatya’nın Gururu Sedef Nergiz
    Boksta Malatya’nın Gururu Sedef Nergiz
  • U17 Türkiye Şampiyonu Elazığ İl Özel İdare Spor
    U17 Türkiye Şampiyonu Elazığ İl Özel İdare Spor
  • Hedefimiz Türkiye Şampiyonluğu
    Hedefimiz Türkiye Şampiyonluğu
  • Yeşilyurt Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü Atletizm Takımından Büyük Başarı!
    Yeşilyurt Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü Atletizm Takımından Büyük Başarı!
  • Futboldaki Başarısı Göz Dolduruyor
    Futboldaki Başarısı Göz Dolduruyor
Fırat Edaş Gönüllüleri Doğa İçin El Ele Verdi
Fırat Edaş Gönüllüleri Doğa İçin El Ele Verdi

Sürdürülebilirlik ve temiz çevre yaklaşımını...

Başkan Sadıkoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı
Başkan Sadıkoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası...

Başkan Geçit, “Dünyayı İyilik Değiştirir”
Başkan Geçit, “Dünyayı İyilik Değiştirir”

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof.Dr.İlhan Geçit,...

Pütürge’de Hizmet Aralıksız Devam Ediyor
Pütürge’de Hizmet Aralıksız Devam Ediyor

Pütürge Belediye'si Mikail Sülük Başkanlığı'nda...

Aksa Enerjimiz Yarınlara Projesi’nin Bir Sonraki Durağı Rize ve Trabzon
Aksa Enerjimiz Yarınlara Projesi’nin Bir Sonraki Durağı Rize ve Trabzon

Aksa Grup Şirketleri’nin ilköğretim öğrencilerine...

Yeni Pazarda Büyük Buluşma
Yeni Pazarda Büyük Buluşma

Yaş ve kuru kayısı üretimini...

SOSYAL ÇÜRÜME
SOSYAL ÇÜRÜME

Sosyal medyada bir sokak röportajı...

BEN Mİ ABARTIYORUM
BEN Mİ ABARTIYORUM

Hangi esnafa bir iş yaptırsan,...

Havalanı Yolu Genişletiliyor
Havalanı Yolu Genişletiliyor

Havaalanı-Kağıt Fabrikası arasındaki 16 km’lik...

Bu Ülke
Bu Ülke

Bu...

İKİ VAKTİN NAMAZINI BİRLEŞTİREREK KILABİLİR MİYİZ
İKİ VAKTİN NAMAZINI BİRLEŞTİREREK KILABİLİR MİYİZ

İKİ VAKTİN NAMAZINI BİRLEŞTİREREK KILABİLİR...

Reşat Erdoğan’dan 5 Bin Kişilik İftar Yemeği
Reşat Erdoğan’dan 5 Bin Kişilik İftar Yemeği

Reşat Erdoğan’dan 5 Bin Kişilik...

Siyasette Unutulmayacak Olan İşte O Kareler
Siyasette Unutulmayacak Olan İşte O Kareler

Siyasette Unutulmayacak Olan İşte O...

Kim Yapıyor Bu Binaları
Kim Yapıyor Bu Binaları

Kim Yapıyor Bu...

Bu Evi Görenler Gözlerine İnanamıyor
Bu Evi Görenler Gözlerine İnanamıyor

Bu Evi Görenler Gözlerine...

Hipnotize Edici Yansımalar
Hipnotize Edici Yansımalar

Hipnotize Edici...

El Emeği, Göz Nuru Çalışmaların Sergisi Açıldı
El Emeği, Göz Nuru Çalışmaların Sergisi Açıldı

El Emeği, Göz Nuru Çalışmaların...

Facebook Like Box Kodunu Giriniz
Ülkemizde her 5 kişiden 1’inde görülüyor!
Ülkemizde her 5 kişiden 1’inde görülüyor!
Boğazınızda gıcıklanma varsa, dikkat!...
1 Mayıs 2024 21:15
Font1 Font2 Font3 Font4

                                             Ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açabilir! 

                                            AMELİYATSIZ REFLÜ TEDAVİSİ MÜMKÜN! 

Özellikle yemeklerden sonra “Göğsüm yanıyor”, “Ağzıma acı su geliyor”, “Boğazımda gıcıklanma oluyor” diyorsanız, bu yakınmalarınızın nedeni reflü olabilir. Zira ülkemizde her 5 kişiden 1’inde görülen reflünün başlıca belirtileri mide yanması, göğüs ağrısı, yutma zorluğu ve geğirme olarak sıralanıyor. Tedavi edilmezse reflünün ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Şişman “Genellikle yaşam tarzı değişikliği ve ilaçla tedaviye başlıyoruz. Ancak bazı hastalarda cerrahi tedavi gerekebiliyor. Son zamanlarda tıp dünyasında giderek yaygınlaşan ameliyatsız endoskopik reflü tedavisinde başarı oranı yüzde 85 gibi oldukça yüksek bir rakamı buluyor” diyor.

Hatalı yeme alışkanlıkları reflüye yol açıyor

Mide içeriğinin yemek borusuna geri akması anlamına gelen reflü, genellikle mide yanması, göğüs ağrısı, yutma zorluğu ve bazen geğirme gibi semptomlarla kendini gösteriyor. Uzun süreli reflü yemek borusunda tahriş ve hasara hatta zamanla ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10 ila 15’inde reflü belirtileri görülürken Türkiye’de bu oran yüzde 20’lere çıkıyor. Üstelik beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, obezite ve stresin artması gibi faktörler nedeniyle bu oranın daha da yükselme eğiliminde olduğu biliniyor. Uzun vadede yemek borusunda neden olacağı kronik tahriş ve hasar sonucunda yemek borusunda darlık ve dolayısıyla gelişen yutma bozuklukları, ülser, kanamalar hatta Barret’s özofagus olarak adlandırılan ve kansere zemin hazırlayan hücresel değişiklikler bile gözlemlenebildiği için reflü ciddi bir hastalık olarak kabul ediliyor. Reflüye sebep olan faktörler arasında ise hatalı yeme alışkanlıkları (gece geç yeme, yedikten sonra hemen uzanma, tıkınırcasına beslenme), bazı asitli ve yağlı yiyeceklerin tüketimi, obezite, hamilelik, sigara kullanımı, alkol tüketimi, stres ve ağrı kesici kullanımı, kan sulandırıcı veya romatolojik ilaçlar yer alıyor.

Boğazınızda gıcıklanma varsa, dikkat!

Reflünün belirtileri arasında mide yanması, göğüs ağrısı, yutma güçlüğü, geğirme ve öksürük bulunuyor. Hastalar genellikle “Göğsüm yanıyor”, “Ağzıma acı su geliyor”, “Yemek yedikten sonra rahatsızlık hissediyorum”, “Boğazımda gıcıklanma oluyor” gibi ifadelerle şikayetlerle dile getiriyor. Ancak reflünün oluşturduğu yakınmalar bunlarla sınırlı kalmıyor; sıklıkla diğer vücut sistemleri de reflüden kronik olarak etkileniyor. Kimi hastalarda akciğere asitli mide sıvısı kaçmasına bağlı olarak gelişen zatürre, astım, farenjit, larenjit gibi solunum yolu hastalıkları, ses kısıklığı, diş çürükleri, ağız kokusu, horlama ve uykusuzluk gibi sorunlar da öne çıkıyor.

İlk basamak tedavisi yeterli gelmezse… 

Reflü tedavisi genellikle yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlar ile başlasa da bu tedavilerin yeterli olmadığı hastalarda, ileri terapötik endoskopik müdahale tercih edilebiliyor. Cerrahi müdahale gerekliliğinin her hastada farklı olduğunun altını çizen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Şişman, “Cerrahi seçenek, diğer tedavilere yanıt vermeyen veya uygun olmayan hastalarda dikkate alınmalıdır. Ayrıca mide içeriğinin yemek borusuna geri akmasını önlemek için endoskopik olarak uygulanan çeşitli tedavi yöntemleri arasında son zamanlarda ameliyatsız endoskopik tedavi de diyebileceğimiz Anti Reflü Mukozal Ablasyon (ARMA) yöntemi öne çıkıyor. Mide fıtığı olmayan, ancak mide ile yemek borusu arasındaki kapağın gevşekliği olan, uzun süreli mide asidi baskılayıcı ilaç kullanan hastalara sıklıkla anti reflü endoskopik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır” diyor.

Ameliyatsız yöntem 20-30 dakika sürüyor!

ARMA yönteminde endoskopik olarak, mide ile yemek borusu arasındaki kapağın elektriksel akım üreten bıçaklar veya argon gazı kullanılarak yakılması işlemi sağlanıyor. Bu işlem sonucunda yapay olarak oluşturulan ülser ve yaralar iyileşirken, bu bölgede skar adı verilen sert ve sıkı bir doku oluşarak gevşeklik nedeniyle fonksiyonunu yitiren kapağın yeniden sıkılaşmasına imkan tanıyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Şişman, “Yaklaşık 20-30 dakika süren bu işlem sonrasında hastalar, herhangi bir kesi veya ameliyat izi olmadan aynı gün hastaneden taburcu olabiliyor. Günlük yaşamlarına ise takip edecekleri kısa süreli bir diyet sonrası devam edebiliyorlar” diyor.

Yöntemin başarı oranı yüzde 85

ARMA yönteminin her hastaya uygulanabileceğini, ancak reflünün altta yatan başka bir nedeni olmadığının ispatlanmış olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gürhan Şişman şunları söylüyor: “Yöntemin etkili olabilmesi için öncelikle varsa helikobakter pilori, altta yatan bir malignite gibi durumların ortadan kalkması gerekir. ARMA yönteminde başarı oranı yüzde 85 gibi oldukça yüksek oranda seyretmektedir, hastaların çoğu bu yöntemle tedavi edilebilir. ARMA işleminden bir ay sonra yapılan endoskopi ile kapakçık değerlendirilir. Yeterince kapanma görülmeyen seyrek hasta grubunda ikinci bir seansa gerek duyulabilir” PPI tedavisine tam yanıt alamayan veya uzun süreli ilaç kullanmak istemeyen, atipik semptomları olan hastalar ile cerrahi tedaviye uygun olmayan hastalarda da bu yönteme başvuruluyor. Yöntemin sağladığı avantajlar arasında daha az invaziv olması, cerrahiye kıyasla daha kısa iyileşme süresi, operasyon sonrasında daha az ağrı ve daha düşük komplikasyon oranı bulunuyor. Ayrıca, hastaların semptomlarında yüzde 80-85 oranında iyileşme ve ilaç kullanımında azalma gözlemleniyor.

 


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa