• Battalgazi Belediyespor’da Yeni Dönem Başladı
    Battalgazi Belediyespor’da Yeni Dönem Başladı
  • 3 Bin 670 Çocuk Karatay Yaz Spor Okulları’nda Buluştu
    3 Bin 670 Çocuk Karatay Yaz Spor Okulları’nda Buluştu
  • Malatya Büyükşehir Belediyespor’dan 3 Sporcu A Milli Takım Yolunda
    Malatya Büyükşehir Belediyespor’dan 3 Sporcu A Milli Takım Yolunda
  • Yeşilyurt’ta Yaz Spor Okulları ve Spor Akademisi Coşkuyla Açıldı
    Yeşilyurt’ta Yaz Spor Okulları ve Spor Akademisi Coşkuyla Açıldı
  • Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’den Malatya’ya Müjde
    Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’den Malatya’ya Müjde
  • U12 Basketbol Takımı Konya Şampiyon Oldu
    U12 Basketbol Takımı Konya Şampiyon Oldu
  • Battalgazi Belediyespor Yarı Finalde Avantajı Kaptı
    Battalgazi Belediyespor Yarı Finalde Avantajı Kaptı
  • Battalgazi Belediyespor Şampiyonluk Yolunda
    Battalgazi Belediyespor Şampiyonluk Yolunda
  • Basketbol Turnuvasında Dostluk ve Rekabet Bir Arada Yaşandı
    Basketbol Turnuvasında Dostluk ve Rekabet Bir Arada Yaşandı
  • Mini Dünya Kupası’nda Kardeşlik Kazandı
    Mini Dünya Kupası’nda Kardeşlik Kazandı
Uyuşturucuyla Mücadelede Zabıtaya Önemli Seminer
Uyuşturucuyla Mücadelede Zabıtaya Önemli Seminer

Elazığ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personeline...

Battalgazi’de Yaz Etkinlikleri Hafta Sonuna Renk Kattı
Battalgazi’de Yaz Etkinlikleri Hafta Sonuna Renk Kattı

Battalgazi Belediyesi, hafta sonu düzenlediği...

Battalgazi Belediyespor’da Yeni Dönem Başladı
Battalgazi Belediyespor’da Yeni Dönem Başladı

Battalgazi Belediyespor Kulübü'nün Olağanüstü Genel...

3 Bin 670 Çocuk Karatay Yaz Spor Okulları’nda Buluştu
3 Bin 670 Çocuk Karatay Yaz Spor Okulları’nda Buluştu

Karatay Yaz Spor Okulları Kapılarını...

Bakan Işıkhan’dan Büyükşehir Belediyesi’ne Ziyaret
Bakan Işıkhan’dan Büyükşehir Belediyesi’ne Ziyaret

Başkan Er, "Büyükşehir Belediyesi olarak...

Battalgazi’de Her Yaşa Yönelik Yaz Etkinlikleri
Battalgazi’de Her Yaşa Yönelik Yaz Etkinlikleri

Battalgazi Belediyesi, ilçede sürdürdüğü altyapı...

Didem Aksu: “Oyunculuk Değil, Oyunculuğa Giden Yol Zor!”
Didem Aksu: “Oyunculuk Değil, Oyunculuğa Giden Yol Zor!”

Başarılı oyuncu Didem Aksu, oyunculuk...

Havalanı Yolu Genişletiliyor
Havalanı Yolu Genişletiliyor

Havaalanı-Kağıt Fabrikası arasındaki 16 km’lik...

Adıyaman’ın ‘Kırmızı Altın’ Mesaisi Başladı
Adıyaman’ın ‘Kırmızı Altın’ Mesaisi Başladı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin bereketli topraklarına...

Bu Ülke
Bu Ülke

Bu...

Reşat Erdoğan’dan 5 Bin Kişilik İftar Yemeği
Reşat Erdoğan’dan 5 Bin Kişilik İftar Yemeği

Reşat Erdoğan’dan 5 Bin Kişilik...

Siyasette Unutulmayacak Olan İşte O Kareler
Siyasette Unutulmayacak Olan İşte O Kareler

Siyasette Unutulmayacak Olan İşte O...

Kim Yapıyor Bu Binaları
Kim Yapıyor Bu Binaları

Kim Yapıyor Bu...

Hipnotize Edici Yansımalar
Hipnotize Edici Yansımalar

Hipnotize Edici...

Bu Evi Görenler Gözlerine İnanamıyor
Bu Evi Görenler Gözlerine İnanamıyor

Bu Evi Görenler Gözlerine...

El Emeği, Göz Nuru Çalışmaların Sergisi Açıldı
El Emeği, Göz Nuru Çalışmaların Sergisi Açıldı

El Emeği, Göz Nuru Çalışmaların...

Facebook Like Box Kodunu Giriniz
Çocuklar Ve Şiddet Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Çocuklar Ve Şiddet Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Son günlerde yaşanan okul saldırıları; çocuklar arasında şiddet, akran zorbalığı ve uyum problemlerini yeniden gündeme getirdi....
21 Nisan 2026 21:33
Font1 Font2 Font3 Font4

Uzmanlar bu tür olayların yalnızca tekil trajediler olarak ele alınmaması gerektiğini belirtiyor. Bir çocuğun, kendi yaşının çok ötesinde yıkıcı sonuçlar doğuran bir eyleme yönelmesi; bireysel bir olay olmanın ötesinde, toplumsal düzeyde değerlendirilmesi gereken ciddi bir soruna işaret ediyor. Bu olaylar, yalnızca mağdurların hayatında geri dönülmez kırılmalar yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda tüm toplumda derin bir güvensizlik, kaygı ve incinme duygusu oluşmasına da neden oluyor. Uz. Dr. Berna Aygün, çocuklarda artan şiddet olaylarının nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Hem çocuk hem de ailelerin güven duygusu zedeleniyor

Şiddet olaylarına maruz kalan, tanık olan ya da bu olayları medya aracılığıyla takip eden çocuklar yalnızca fiziksel değil, ruhsal olarak da etkilenmektedir. Dünya, çocuklar için öngörülebilir ve güvenli bir yer olmaktan uzaklaşırken; akran ilişkileri de tehdit algısıyla şekillenmeye başlamaktadır. Aileler açısından ise çocuklarını emanet ettikleri eğitim ortamlarına duyulan temel güven sarsılmaktadır. Bu durum bireysel travmaların ötesine geçerek, toplumsal ölçekte bir kırılganlık yaratmaktadır. Çünkü bir toplum, çocuklarının birbirine zarar verdiği noktada, kendi geleceğine dair en temel değerlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.

Şiddetin ardındaki psikososyal gerçeklik

Bir çocuğun bu denli yıkıcı davranışlar sergilemesi, yalnızca “ne yaptığı” ile değil, “neyi taşıyamadığı” ile ilgilidir. Çocuk, ifade edemediği, anlamlandıramadığı ve düzenleyemediği yoğun duyguları davranış yoluyla dışa vurur. Bu tür şiddet davranışları; öfkenin yanı sıra utanç, değersizlik ve görünmezlik duygularının da bir yansımasıdır. Çocuk, kendi içinde düzenleyemediği bu duyguları, dış dünyada ve çoğu zaman başkaları üzerinden ifade etmeye çalışır. Bu noktada unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk bu ölçekte bir yıkıcılığı tek başına üretmez. Bu tür davranışlar; çocuğun içinde bulunduğu ailevi, sosyal ve kurumsal ilişkiler ağı ile daha geniş toplumsal koşulların bir ürünüdür.

Duygularıyla baş başa kalan çocuklar yıkıcı sonuçlara neden olabiliyor

Günümüz çocukları, giderek daha fazla uyarana maruz kalırken; aynı ölçüde duygusal olarak desteklenemeyen bir ortamda büyümektedir. Ailelerin ekonomik ve sosyal zorlukları, çocukların duygularını sağlıklı biçimde düzenleyebilecekleri alanları daraltmaktadır. Ebeveynler, öğretmenler ve kurumsal yapılar çocuklar için yeterince erişilebilir ve destekleyici olmadığında, çocuklar duygularıyla baş başa kalmakta; bu durum zamanla birikerek yıkıcı sonuçlara yol açabilmektedir. Bununla birlikte; sosyal eşitsizlikler, eğitim sistemindeki yapısal sorunlar, ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliği ve kamusal alanda şiddetin normalleşmesi gibi faktörler de bu süreci derinleştirmektedir. Bu nedenle çocuk ruh sağlığı, yalnızca bireysel değil, doğrudan bir kamu politikası meselesi olarak ele alınmalıdır.

Şiddeti yeniden üreten dilden uzak durulmalı

TV ve kamusal dilde şiddet dilinden uzaklaşılmalı

Bu tür olayların önlenmesi, yalnızca daha fazla denetim ya da cezai yaptırımlarla mümkün değildir. Kalıcı çözüm, şiddeti doğuran koşulların ortadan kaldırılmasını gerektirir. Bu kapsamda;

  • Okullarda duygusal gelişimi destekleyebilecek sistemler geliştirilmeli
  • Çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetleri yaygın, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmeli
  • Aileler ve eğitimciler desteklenmeli
  • Travma duyarlı eğitim modelleri geliştirilmeli
  • TV ve kamusal dilde şiddetin yeniden üretilmesini engelleyecek sorumlu bir yaklaşım benimsenmeli

Tüm bu adımlar, yalnızca bireysel iyilik halini değil; toplumsal güvenliği ve dayanıklılığı da güçlendirecektir. Çocuklar, içinde bulundukları dünyanın dilini konuşurlar. Bir çocuğun şiddete yönelmesi, yalnızca bireysel bir sorun değil; o çocuğun içinde büyüdüğü toplumsal yapının da bir yansımasıdır. Bu nedenle yapılması gereken, yalnızca şiddeti bastırmak değil; şiddeti ortaya çıkaran duygusal, ilişkisel ve yapısal süreçleri anlamak ve dönüştürmektir.

 


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa